| Gereksiz taramalardan kaçınabilmek... |
|
| Mustafa Öncül | |
|
"Dünyanın üçüncü büyük mizah dergisi" der, övünürdük GIRGIR ile. Amerika'nın MAD ve Sovyetlerin KROKODİL'inden sonra dünya üçüncülüğü GIRGIR'ındı. Türkiye olarak sporda,sanatta,ekonomide,teknolojide Dünyada esamemizin okunmadığı o yıllarda bu "Üçüncülük" bizim için çok büyük bir onurdu. Oğuz ARAL'ın, 70'li yılların başlarında kurduğu GIRGIR, büyük bir mizah dergisi olmasından başka diğer büyük özelliği Türkiye'nin ilk "Açık Öğretim Fakültesi" olmasıydı. Başında büyük usta Oğuz ARAL'ın olduğu bu "Açık Öğretim Fakültesi"nde günümüzün en büyük karikatüristleri, mizah yazarları eğitim gördü. Bu Açık Öğretim Fakültesinin adı " ÇİÇEĞİ BURNUNDA KARİKATÜRCÜLER"di. Anadolu'nun dört bir yanından, her yaşta onlarca (hatta yüzlerce) GIRGIR okuru, karikatür çizmeye başlamıştı. Büyük bir heyecanla yazıyor, çiziyor ve gönderiyorlardı. "GIRGIR DERGİSİ ALAYKÖŞKÜ CADDESİ. ERYILMAZ SOKAK. CAĞALOĞLU / İSTANBUL" adresine.. Sonra, daha büyük bir heyecanla yayınlanmasını bekliyorlardı karikatürlerinin. O hafta göremiyorlardı kendilerine GIRGIR 'da. Bir sonra ki pazar gününü iple çekmeye başlıyorlardı. "Belki bu hafta çıkar" umuduyla. Ama kolay değildi GIRGIR'da karikatürün yayınlanması. Önce dördüncü sayfada, yukarıdan aşağıya doğru inen ÇİÇEĞİ BURNUNDA KARİKATÜRCÜLER köşesinde 50-60 şişe çini mürekkebi tüketilmesi, 100-200 -300 tane tarama ucu eskitilmesi, sayfalarca, sayfalarca, sayfalarca kağıt harcanması gerekiyordu. Bir pazar günü, artık tüm umutlar tükenmiş, "Bu iş buraya kadarmış" diye düşünmeye başlamışken... Karikatürlerini görürlerdi ansızın.... Heyecandan eli titrer, konuşamazken, dizlerinin bağı çözülürken, sevinçten havalara uçarken... Oğuz ARAL'ın soruları, alışılan fırçaları başlardı. Oğuz ARAL taa İstanbul'dan, Anadolu'nun en ücra köşesindeki bu "çiçeği burnunda karikatürcüler"e bir başöğretmen edasıyla, kızar,bağırır, kırık not verir, bazen da sınıftan kovardı. Oğuz ARAL'ın çiçeği burnunda karikatürcülere verdiği eğitim şu sözle özdeşleşmiş, adeta bir slogan haline gelmişti: "GEREKSİZ TARAMALARDAN KAÇININ!.." Çiçeği Burnunda Karikatürcüler köşesindeki sınavları başarıyla verip, Oğuz ARAL'dan geçer not alanlar arka sayfaya terfi ederlerdi. Arka sayfaya geçmek çok büyük bir başarıydı. Nobel ödülü gibi bir şeydi bu çiçeği burnunda karikatürcüler için. Büyük bir gurur ve bir onurdu.. ÇİÇEĞİ BURNUNDA KARİKATÜRCÜLER köşesi ve arka sayfa 70'li yılların ortalarında başladı, 80'li yılların sonunda GIRGIR ile son buldu. ÇİÇEĞİ BURNUNDA KARİKATÜRCÜLER köşesi bir okuldu... İstanbul'dan, Adana'dan, İzmir'den, Zonguldak'tan, Gaziantep'ten, Mersin'den, Trabzon'dan.... Kısaca tüm Türkiye'den onlarca, yüzlerce öğrencisi olan bir okuldu. Bu okulun öğrencileri birbirlerini görmeden tanıdılar, sevdiler, birbirlerine bağlandılar. Araya yıllar da, yollar da girse kopmadılar. Aynı karavanaya kaşık sallamış, nöbetteki kaçak uykunun keyfini birlikte tatmış, komutandan fırça üstüne fırça yiyip 3-5 nöbetlerinin gediklisi olmuş asker arkadaşları gibi, bir zaman, bir yerde karşılaştıklarında hasretle kucaklaştılar. Bir çoğu birbirinin yüzünü bile görmemiş, sesini bile duymamış ÇİÇEĞİ BURNUNDA KARİKATÜRCÜLER yıllar sonra ilk kez buluşuyor, bir araya geliyor.
|
|


