| 3. Çiçeği burnunda Karikatürcüler Adana Buluşması’nın ardından |
|
| Mustafa Öncül | |
|
Çiçeği Burnunda Karikatürcüler Adana Buluşması’nın üçüncüsünü de gerçekleştirdik. Sanki daha dünmüş gibi… Sefa ile birlikte “Yapabilir miyiz?.. Nasıl yaparız?...” diye düşünüyorduk. Karamsarlık basıyordu dört bir yandan bazen. Zor bir işti, sayıları yüzlerle ifade edilen “Çiçeği Burnundakiler”i bir araya getirmek. Çünkü ulaşabileceğimiz isimlerin sayısı iki elin parmaklarını geçmiyordu desek yalan olmaz. Üstüne üstlük, bu arkadaşlarımız ile ne yüz yüze, ne de telefonla konuşmamış, hiç karşılaşmamıştık. Sadece GIRGIR’ın sarı-siyah sayfalarındaki isimlerinden, imzalarından tanıyorduk.
2008’in Ocak ayı idi… TÜYAP 1. Çukurova Kitap Fuarı’nda birinci buluşmamızı gerçekleştirdik. Buluşmaya gelen arkadaşlarımızın tamamına yakını birbirini ilk kez görüyordu. Ancak, sanki çok uzun zamandır beraberlermiş de, son bir-iki haftadır görüşmemiş ve yeniden karşılaşmış gibiydiler. Buluşma müthiş keyifli, neşeli geçti. Sahneye çıktık, anılarımızı anlattık, Oğuz Abi’mizi andık… Kendi aramızda minik sohbetler edip, sadece imzalarından tanıdığımız arkadaşlarımızı daha iyi tanımaya çalıştık… İkinci buluşmamızı 17 Ocak 2009 günü gerçekleştirdik yine TÜYAP Çukurova Kitap Fuarı’nda. Devre arkadaşları yine bir aradaydık. Bu buluşmamızı, Gani Müjde, Metin Üstündağ, Korhan Atay-Figen Akşit söyleşileri ve Cihan Demirci’nin hazırladığı mizah dergiciliğimizin tarihini anlatan sunum renklendirdi. İkinci buluşmamızın en önemli bölümü ise, ilkini vereceğimiz “Çiçeği burnunda Karikatürcüler Mizah Festivali Onur Ödülü” idi. Bir çizgi ustası, Gaddar Davut tipinin yaratıcısı Nuri Kurtcebe’ye verdik onur ödülümüzün ilkini. Nuri Abi, öğrencilerinin alkışlarıyla çıktı sahneye ve öğrencilerinin elinden aldı ödülünü. Duygulu sözlerlerle konuştu Nuri Abi, “Yıllarca süren emeklerin boşa gitmediğini görüyorum. Çok güzel bir duygu. Demek ki anlatmak istediğimizi anlatabilmiş ve kimseyi aldatmamışız” dedi. Bir koca yılı daha geride bıraktık ve 2010 yılına geldik. Çiçeği Burnunda Karikatürcüler olarak yine TÜYAP Çukurova Kitap Fuarı’ndaydık, yine bir aradaydık. Cihan, “Mizahımızın Alayköşkü: GIRGIR Dergisi” konulu bir sunum hazırlamıştı. Mini bir GIRGIR belgeseli izledik. Bu yılki buluşmamızın çok özel bir konuğu vardı. GIRGIR’ın efsane sekreteri Mevhibe Turay. Mevhibe, GIRGIR’ın içinden anılar anlatı bize. Oğuz Abi’nin bilmediğimiz inceliklerini, büyüklüklerini, öğretmenliğini, babalığını, patronluğunu çok güzel ifade eden anılarını paylaştı. Çiçeği Burnunda Karikatürcüler tek tek çıkıp anılarını anlattılar… Bazen kahkahayla, bazen duygulanarak dinledik onları. Her dinlediğimiz anıda o günleri adeta yeniden yaşadık. Sonra… Çizgi ustası İlban Ertem’i sahneye davet ettik. Bu yılki “Onur Ödülü”müzü Mevhibe’nin elinden aldı İlban Abi… Duygulu, samimi, içten minik bir konuşma yaptı, tüm Çiçeği Burnunda Karikatürcülere teşekkür etti. Alkışlar içerisinde geleneksel pastamızı kestik ve afiyetle yedik; toplu aile fotoğrafımızı çektirdik. Bir Çiçeği Burnunda Karikatürcüler Adana Buluşması’nın daha sonuna gelmiş, arkadaşlarımızla bir araya gelip anılarımızı tazelemiş, eski günleri yad edip mutlu olmuştuk. * * * Çiçeği Burnunda Karikatürcüler Mizah Festivali’nin organizasyonunun gerçekleşmesindeki katkıları için TÜYAP ADANA’nın, başta Bölge Başkanı Bülent Yamaç olmak üzere, Zübeyde Hanım, Suna Hanım ve Mustafa Bey’e teşekkür ediyoruz. Sevgili Seçil Bolat bu organizasyonun gerçekleşmesinde en büyük emeği olan arkadaşlarımızın başında geliyor ve özel bir teşekkürü hak ediyor. Seçil, Adana’ya gelen konuklarımız ile her türlü iletişimi sağladı. Ulaşımlarını, konaklamalarını, transferlerini… Organizasyonun öncesini ve sonrasındaki her aşamayı… Her şeyi son derece düzenli planladı ve yürüttü. Teşekkürler Seçil… Ellerine, kollarına, yüreğine sağlık. Sen varken, gözümüz arkada kalmıyor. Ve çok değerli katkılarıyla, Çiçeği Burnunda Karikatürcüler Mizah Festivali’nin başarılı bir şekilde gerçekleşmesinde katkısı olan tüm öncül/sefa çalışanlarına çok teşekkür ediyorum.
|
|

İşimiz kolay değildi… “Yaparız be!..” dedik ve kolları sıvadık. TÜYAP yönetimi çok büyük destek oldu organizasyonumuza… Elimizdeki isimlerden, telefonlardan, e-mail adreslerinden yola çıkıp koşuşturmaya başladık. Ulaştığımız arkadaşlar, başka arkadaşlara ulaştı, onlar başkalarına derken… Bir de baktık ki, epey bir arkadaşa ulaşmışız. Tabi burada, Facebook da işimizi büyük oranda kolaylaştırdığını söylemeden geçmeyelim. Facebook’un sadece boş-beleş işler mekanı olmadığını, iletişim için iyi bir araç olduğunu da cümle aleme göstermiş olduk.

